BUGÜN CUMA

3
Hayata İki Bakış
Abdülhamit Oruç
Birine göre; Hayat doğduğunda, ana kucağından, ölünce, mezar çukuruna kadar devam eden, kısa, tehlikede olan, dertler, hastalıklar, endişeler, elde edilemeyen binlerce emelden şikâyetçi, idama mahkûm bir hayat. İnsana bir üzüm yedirip yüz tokat vuran, ayrılıklar sebebi ile her sevdiğini kaybetme tehdidi Altın’da geçen, fani bir hayat.
İnsana; “Bu Dünya’ya çıplak geldik pazara, çalıştık çırpındık, bir kefen alabildik girdik mezara” beytini okutturan neticesiz, semeresiz ümitsiz bir hayat.
İkinci Hayat Anlayışı ise; Kişiyi şöyle düşündüren. İnsan bir yolcudur, yolculuk ise taa ruhlar aleminden başlayan, Adem babamızdan, onun oğlundan onun oğlundan, kimbilir kaç kuşak aşarak, dedemizden, babamızdan, ana rahmimizden, bebeklikten, çocukluktan, gençlikten, olgun yaşlılıktan, ihtiyarlıktan, ölümden, kabirden, alemi ervahtan, kıyametten, mahkeme-i kübra’dan, Sırat Köprüsü’nden taa Cennete veya cehenneme kadar uzanan, ebedi, bitmeyen bir hayat.
Eğer yapıp ettiklerimizle, kazanabilirseniz, içinde ölüm, hastalık, dert, keder, endişe, yaşanmayan her ne istenirse, nerede, ne kadar, nasıl istenirse bütün elemlerden azade, bütün emellere amade olanı kazandıran bir hayat anlayışıdır.
Elbette bu ikinci şık ile tarif edilen hayatta, iman, ibadet, ahlak ve meşruiyetle birlikte, şevk, lezzet, ümit, istikamet vardır. Elbette bu hayat anlayışını tercih eden ve ona göre davranan, fert, aile ve toplum mutlu ve umutlu olur. Allah her birimize bu mutluluğu yaşatsın inşallah.
Üstad Necip Fazıl’dan şu ifadeler bu konuyu ne güzel anlatır yanlış olan hayatı ne güzel resmeder;
“Kubur faresi hayat, meselesiz gerçeksiz heykel destek üstünde benim ruhum desteksiz. Geldi ölümlü yalan gitti ölümsüz gerçek, siz hayat süren leşler sizi kim diriltecek” demek suretiyle asrımızda inanç ve fazileti tahrip eden inkârcı zihniyete işaret etmektedir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.