“Birikmiş sorunların çözümü için cesur adımlar atılmalı”

17
Kırklareli Üniversitesi bünyesinde kurulan Yenilikçi Gençlik Kulübü’nün daveti ile “Küresel Medeniyet Krizi ve Çıkış Yolu” konulu Konferansa konuşmacı olarak katılmak üzere  28 Mart 2012 Çarşamba günü saat 15.30’da Kırklareli’ne gelen Halkın Sesi Partisi (HAS Parti) Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş…
HABER MERKEZİ
Kırklareli Üniversitesi bünyesinde kurulan Yenilikçi Gençlik Kulübü’nün daveti ile “Küresel Medeniyet Krizi ve Çıkış Yolu” konulu Konferansa konuşmacı olarak katılmak üzere  28 Mart 2012 Çarşamba günü saat 15.30’da Kırklareli’ne gelen Halkın Sesi Partisi (HAS Parti) Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş ilk olarak Kırklareli Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Turhan Altıntel’i makamında ziyaret etti.
Ziyaret esnasında Kırklareli Ticaret Borsası Yönetim Kurulu ve Meclis Üyeleri, Oda Başkanları ve Muhtarlar ile görüşen HAS Parti Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş; “Türkiye’nin birikmiş sorunlarını çözebilmesi için çok cesur adımlar atabilmesi gerekiyor” dedi.
Kurtulmuş, Oda Başkanları’ndan Kırklareli’nin sorunlarını dinledi. Türkiye’nin bir süredir biriken sorunlarını önümüzdeki dönemde çözülmesi gerektiğini ifade eden Kurtulmuş, bunun için siyasetin önünde çok ciddi imkanlar olduğunu belirtti.
* “Ülkedeki sorunların bir an önce çözülmesi gerekiyor”
Türkiye’de siyasetin önce üslubunu düzeltmesi gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş, burada yaptığı konuşmasında şunları söyledi;
“Kavgayı gürültüyü bir kenara bırakarak, Türkiye siyasetinin birikmiş sorunlarını çözecek performansı göstermesi gerektiğini ifade ediyoruz. HAS Parti olarak baştan itibaren de en çok üzerinde durduğumuz hususlardan birisi budur. Farklı fikirlere sahip partilerin birbirlerini anlaması gerekiyor. Partiler birbirlerinin ne söylediğini, neye itiraz ettiğini, neyi ifade etmek istediğini ciddi bir şekilde anlaması lazım. Bunun için diyalog, uzlaşma ve birbirini anlama zemininin oluşması gerektiği kanaatindeyim. Ne yazık ki bu parlamento çok yeni olmasına rağmen ortaya koyduğu performans itibarıyla eski, yorgun, yaşlı bir parlamento görüntüsünde. Yani hemen hemen her konuda kavga çıkarmaya devam eden, hiçbir zaman konuyu düzeltme imkanını bulamayan bir parlamento görüntüsündedir. HAS Parti olarak öncelikle bunu önemsiyoruz. Önce neyi ifade etmek istiyorsak doğru bir şekilde, düzgün bir siyasal ortam içinde anlatabilmemiz lazım. Ülkedeki sorunların bir an önce çözülmesi gerekiyor. Türkiye’nin birikmiş sorunlarını çözebilmesi için çok cesur adımlar atabilmesi gerekiyor. Aksi takdirde Türkiye’nin, Kürt meselesi, Alevi meselesi, dindar insanların talepleri, Türkiye’de antidemokratik birtakım uygulamalar. Bütün bunlar önümüzde var olan sorunlar gibi duruyor. Bunun için de mesele sadece kadroları değiştirmek değil, sistemin demokratikleşmesini sağlayacak önemli adımların atılmasıdır, sistemi değiştirmektir” dedi.
* “12 Eylül Darbesi 4 Nisan’da yargılanmaya başlıyor”
12 Eylül Darbesi’ne ilişkin davaya da değinen Kurtulmuş; “Mesela 12 Eylül’ün yargılanmasına başlanıldığı zaman bizim sürekli gündeme getirdiğimiz ve endişe ettiğimiz şey, bir gün ‘Kenan Paşa gelir mahkemede dalga geçer ve kardeşim, ihtilal yapmak suç mudur’ der diyorduk. Aylar evvelden bunu söylüyoruz ve bugün de bu oldu. 4 Nisan’da mahkeme başlayacak, muhtemelen mahkemede bunun üzerine savunma yapılacak” dedi.
* “Sıkıntı olan, reformun konusu tartışmadan gündeme getirildi”
4+4+4 zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılması yasa tasarısını olumlu bulduğunu açıklayan Kurtulmuş, görüşmeden parlamentoya sunulmasına, bu sayede tepkileri üzerine çektiğini anlattı.
8 yıllık kesintisiz eğitimin yanlış olduğuna dikkat çeken Kurtulmuş, sözlerine şu şekilde devam etti;
“8 yıllık kesintisiz eğitimin olması fevkalade yanlış bir şeydi. Çocukların belli bir yaşta yönlendirmeye tabi tutulması lazım. Dolayısıyla bu 8 yıllık kesintisiz eğitimin kaldırılmış olması olumlu olur. Yönlendirme ve esneklik meselesinin getirilmiş olması ikinci ve üçüncü dörtte esnekliğin sağlanmış olması olumlu olur. Yasayla beraber, çok sayıda seçmeli dersin getiriliyor olması bunlarda olumludur. Sonuçta devlet olarak çocuklarımızı 8 yıkılık kesintisiz eğitim arkasından 4 yıllık lise arkasından 4 yıllık bir üniversite eğitimi ile birlikte çoğunu yönlenmedikleri alanda mecburen elleri mahkum belli bir şekilde bir takım eğitimler aldırıyoruz. Bir kere bu anlamda çok köklü bir eğitim reformuna ihtiyaç var. Bu anlamda da esneklik ve sürelerin farklılaştırılmasını olumlu olarak görüyorum. Ancak buradaki sıkıntı bu kadar önemli bir reformun konusu hiç tartışılmadan gündeme getirildi. Tamam, çok sayıda dersi seçmeli ders olarak koyalım. Bu çok isabetli bir karardır. Ancak bunun yeterli alt yapısı, müfredatı, öğretmen alt yapısı var mı? Bütün bunların hiç birini konuşmadan, tartışmadan çok önemli bir reform sürecinin içerisine giriliyor ve maalesef parlamento baştan ben böyle bir şeyi konuşmayacağım diye ilan ediyor. Bu anlamda CHP’nin meydanda böyle bir toplantı yapması da doğru bir şey değil. 
* “Türkiye’nin çok köklü bir reforma ihtiyacı var”
Millet Türkiye’nin sorunlarını meydanlarda çözün diye partileri parlamentoya göndermiyor. Oturacaksınız masanın etrafında konuşacaksınız milli eğitim komisyonundaki o kargaşayı gördük. O tiyatroyu gördünüz. Böyle bir şeyle herhangi bir konu görüşülebilir mi? Gırtlak gırtlağa bir birinin gırtlağını sıkan milletvekilleri; halk sizi iş yapsın diye parlamentoya gönderdi. Türkiye’nin çok köklü bir reforma ihtiyacı var. Başbakan açıkladı; eğitim sisteminde dershanelerin kaldırılacak olması bu da önemli bir adımdır. Hepimizin çocuğu var. Çocuklar 3., 4. sınıftan itibaren dershanede yetişiyor. Bu konuda da inşallah çok iyi hazırlık yapılarak bu uygulamaya geçilir. Bunu da olumlu bulduğumu ifade ediyorum. Sonuç itibari ile ana yönelimleri itibariyle olumlu bir adımdır. Ama alt yapısı hazırlanmadığı için iyi bir şekilde tartışılmadığı için bir sürü tartışmayı da beraberinde getiriyor. Önümüzdeki yıl uygulanacak ise çok süratli bir şekilde müfredat alt yapının, öğretmen açığının tamamlanması gerekir.
* “Eğitim sistemi partilere göre ayarlanmaz”
Eğitim sisteminde halen devletçi bakış açısı esastır. Devlet insanları kendisine göre yontmak, kendisine göre eğitmek sistemini öngörüyor. Biz çocuklarımızı gelecek döneme hazırlayacak bir eğitim sistemi kurmamız gerekiyor. Bunun yolu eğitimin gerektirdiği bilgiye sahip olarak teknik altyapıyı tamamlamaktır. Ümit ederiz ki bunu yaparlar. Bunu yaparlarsa Türkiye’nin önü açılır. Eğitim alanında baktığınız zaman kriterlere uluslararası standartlar bakımından eğitim sistemi son derece geridir. Son derecede bir anlamda çağa dışıdır. Akılla, mantıkla tartışmamız lazım. Eğitim sistemi partilere göre ayarlanmaz, milletin eğitim sistemi olur. Bu milletin eğitim sisteminde de devler her şeyi buyuran ideolojik bir yapı içerisinde eğitim sistemine müdahale etmez.
* “Kız çocukları Anadolu’da güvensizlik yüzünden okutulmadı.”
Bu sistem doğru oturtturulursa, kız çocuklarına zarar vereceğine kanaat getirmiyorum. Kız çocukları yıllardır Türkiye’de okutturulmadı maalesef. Oradaki psikolojiyi görmeden bu soruya cevap vermek mümkün değil. Aileler Anadolu’da özellikle kırsal alanda kız çocuklarının okullara gitmesini kendi düşündükleri çerçevede doğru bulmadılar. Kız çocukları güvensizlik yüzünden okutulmadı. Asıl olan devletin bu güvensizliği ortadan kaldırması lazım. Esas Türkiye’de kızlar daha çok okumalıdır. Kızlar daha ileri derecede okutulmalıdır. Türkiye’nin her yerinde böyle olmalıdır. Bu bir güven duygusuyla olur. Siz yıllardır haydi kızlar okula kampanyası yapacaksınız arkasından okula gelen kıza diyeceksin ki senin başörtün var diyeceksiniz. Bu büyük çelişki yıllardır sürdüren bir devlet milletin çocuklarına karşı bir güvensizlik aşılıyor. Bu güvenin kazanılması lazım. Bunu yanlış bir tartışma olarak görüyorum. Özellikle bu çağda kız çocuklarını daha ileri düzeyde eğitim alması konusunda milletin bilinçlendirilmesi lazım. Böyle bir endişe görmüyorum Yeter ki güven duygusu sağlansın” dedi. (ue-ş)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here