“Ben CHP’li değilim”

22
ORTAK AKIL
Özkan Başaran
19 Ocak 2009 tarihinde CHP Babaeski İlçe Başkanlığı’na form doldurarak Üyelik Başvurusu yapmıştım. O günün Belediye Başkanı Av. Haluk Tezsezer’in de katıldığı sade bir törende, yine o günlerin CHP İlçe Başkanı Hüseyin Özşengül parti binasında CHP Rozetimi takmıştı.
Yerel Seçimler öncesi yaptığım Üyelik Başvurusu için 6 ay beklemem gerEkiyordu. DYP Gençlik Kolları Başkanlığı ve DYP Yönetimleri’nde bulunduğum için CHP’ye Üyelik Başvurusu yapmam, Anadolu Ajansı tarafından yerel gazetelere haber kaynağı olmuştu.
Ancak ben bir türlü CHP Üyesi olamadım.
CHP’li Milletvekili Sayın Mehmet Siyam Kesimoğlu’ndan başlamak üzere Belediye Başkanları, Oda Başkanları, ve CHP Örgütü bana sahip çıkarak Yeşilyurt Gazetesi’ne abone oldular. Yeri gelmişken o günlerden bugünlere kadar bana sahip çıkan bütün CHP’li dostlarıma sonsuz şükranlarımı sunuyorum. Sürekli, Sol ve Sosyal Demokrasi’nin CHP’nin ana siyaseti olması gerektiğini içeren yazılar yazıyordum. 
CHP’li dostlarımın gözü kulağı ve dili olmaya çalışıyor, söylenemeyenleri söylüyor yazılamayanları yazıyordum.
CHP’de Üyelerle Önseçim isteklerini  ısrarla vurguluyor ve yılmadan usanmadan parti içi demokrasi mücedelesi veriyordum.
Bu eleştirilerim günün İlçe Başkanı Av. İrfan Altınel’e de dokunuyordu. Benim özgür sesim parti içi demokrasiyi  istemeyenlere sanırım ters gelmiş olmalı ki, CHP Genel Merkezi tarafından onaylanan üyeliğimin iptal ettirilmesine kadar götürüldüğü bana söylenmişti.
Bu olumsuzluklardan yılmadan usanmadan CHP saflarında bayrak sallıyor, açıkça CHP’ye oy veriyordum.Vekil Mehmet Siyam Kesimoğlu ile birlikte CHP’nin Önseçim Çalışmaları’nda dağ, taş gezerek destek olmaya çalışmış, taraf olup gazeteci objektifliğimi de kaybetmiştim. Bir özeleştiri yapmam gerekirse; Yazılarımda, Babaeski’li Mehmet Siyam Kesimoğlu’nun, Deniz Baykal tarafından alınan hakkının geri verilmesini telkin ediyordum.
Kesimoğlu’nun CHP Parti Meclisi ve hatta MYK’ya yakışacak kadar birikimli olduğunu söylüyor ve yazıyordum.
Şu saatte de Kesimoğlu’nun Parti Meclisi’nde ve MYK’da olması gerektiğini düşünüyorum. 
Ve Kesimoğlu’nun CHP Parti Meclisi’nde bulunması ve CHP İl Örgütü’nde söz sahibi olması adına elimden gelen katkıyı yapacağım. Bu konuda kendisine verdiğim sözün de kölesi olacağım.
Kesimoğlu’nun şu anda benden böyle bir talebi yok. Ama ben verdiğim söz doğrultusunda yoluma devam edeceğim. 
CHP’yi acımasızca eleştirmeye de devam edeceğim.
Sol ve Sosyal Demokrasi’nin CHP’nin ana siyaseti olmasının doğru olduğuna inanan ve kendini Solcu sanan bir fakir olarak kendime bu konuda görev çıkarıyorum.
Benim CHP’yi acımasız eleştirilerim elbetteki CHP Vekili Sayın Kesimoğlu’nu oldukça rahatsız etmektedir. 
Sayın Vekil  Kesimoğlu’nun benden bu konudaki isteğini yerine getiriyorum. 
Bana  geçen günkü görüşmemizde kırgınlığını belirterek,“CHP’liyim diyorsan, Radyo Programı’nda AK Parti Vekiliyle beraber partimi eleştiremezsin” uyarısında bulunmakla  Sayın  Vekilim  Kesimoğlu son derece haklıdır. Kendisinin bu konudaki isteğini de saygıyla karşılıyorum.
“BEN BU SAATEN SONRA CHP’Lİ DEĞİLİM” diyorum.
Görmek istediğim yere gelene kadar da ben Sadece CHP sempatizanı olarak kalmak istiyorum. Zaten CHP Genel Merkezi’nde, 2011 Seçim Gönüllüsü kaydım da var.
CHP’nin bugünkü yapısıyla asla başarılı olamayacağına inanmıyorum. CHP’nin son araştırmalardaki durumu beni tatmin etmiyor. CHP’ye mezara kadar oy vermeye söz vermiştim. Sözüm söz. “Ben CHP’li değilim” demem gerekiyormuş. O zaman CHP için eleştirel yazabilirmişim. O zaman bir daha diyorum ki; “Ben  CHP’li değilim
2012 Özgürlüklerin, Demokrasinin yılı olsun.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here