Babaeski CHP İlçe Başkanı Hazar’dan Bomba Açıklamalar..!

12
Taksim Gezi Parkı Olayları ile başlayan tepkilerin Türkiye’ye yayılarak aralıksız devam etmesi hakkında Gazetemize açıklamada bulunan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Babaeski İlçe Başkanı Ozan Yetkin Hazar, yürüyüşlerin halkın başlattığı bir hareket olduğunu bunu halk hareketinden çıkarıp siyasallaştırmanın doğru olmayacağını belirterek şunları söyledi;
Faruk Ceylan Röportajı
“ Bu oluşum halkın kendi kendine başlattığı bir oluşumdur. Bunu halk oluşumundan çıkarıp, partiselleştirmek doğru değildir.  Halkın hedefinde Kılıçdaroğlu yok. Devlet Bahçeli’de yok. Halkın hedefinde tek bir kişi var. O da Recep Tayyip Erdoğan’dır. Halkın AKP ile de işi yok.  Bizler her ne kadar bir takım partilerin siyasal temsilcileri olsak da halkın hareketinin önünde duramayız. Halk hareketinin önüne geçmeye çalışmak hiçbirimizin yapabileceği bir şey değil. 
* “Bu düşmanca davranışların sebebi nedir? Polisle halkı karşı karşıya getirenler kimlerdir?”
Hepimiz izliyoruz, TOMA’larla müdahale ediliyor, tazyikli su sıkılıyor, gaz bombası atılıyor. Antakya’da ölen genç partimizin Gençlik Kolları’na Üye. Otopsi sonuçları ne diyor biliyor musunuz? Yakın mesafeden atılan gaz bombasıyla kafatasının dağılması. Bakın yakın mesafeden gaz Bombası atılıyor. Bunun görüntüleri de mevcut. Gaz bombası atılırken hedef alınarak atılıyor. Bu düşmanca davranışın sebebi nedir? Polisle halkı karşı karşıya getirenler kimlerdir? Ben şuna inanmıyorum. Hiçbir polis vicdanı rahat şekilde bunları yapmıyor. O poliste bizim gibi vatandaş. O Polislik Mesleği’ni icra ediyor, ben veterinerlik mesleğini, sizde gazetecilik mesleğini icra ediyorsunuz. Ama onların yapısı daha farklı. Emir komuta zinciri var. Toplumsal olaylarda kesinlikle infial yaratılmaması gerekir. Ortada bir örgüt yok, halk var. Olaylar nasıl başladı hatırlayalım, Taksim Gezi parkında çadırlarını kurmuş, çimler üzerinde oturan, kitap okuyan insanlar vardı. Bu insanlara sabah 05.00’te tazyikli suyla müdahale edildi. Ondan sonra da bu olaylar başladı.”
“Sizce neden saat: 05.00’te buradaki halka müdahale edildi” şeklinde sorduğumuz soruya, CHP Babaeski İlçe Başkanı Veteriner Ozan Yetkin Hazar şöyle cevap verdi:
“ Birileri emir verdi. Onları oradan kaldırın denildi. Aslında bu sorunun cevabını orada bulunan görevli polis teşkilatının başındaki insanlar cevaplamalı. Bu müdahale emrini alan polis kimden aldı? Onu tespit edeceksiniz. Ondan sonra da o tespit ettiğiniz kişi bu emri kimden aldı? Bunu tespit edeceksiniz.”
* “Polisin sevecen, babacan tavrını ekstra bir davranış gibi görür hale gelmişiz”
Kırklareli’deki gösterilerde Emniyet Yetkilileri’nin çok anlayışlı ve sevecen bir tavır sergilediğini belirterek, göstericilere olumsuz davranmadıklarını hatırlatmamız üzerine CHP İlçe Başkanı Hazar şunları söyledi;
“Siz polisin anlayışlı ve sevecen davrandığını söylüyorsunuz. Şimdi sizin söylediğinizden yola çıkarak, ne hale geldiğimizi görelim. 2002’den bu güne kadar olan 11 yıllık sürece bakın nereye gelmişiz. Polis sevecen, babacan tavır sergiledi. Bu çok güzel. Bu tavır takdir edilmeli. Ama bakın biz polisin bu tavrını ekstra bir davranış gibi görür hale gelmişiz. Zaten polisin toplumsal olaylarda görevi kaskını giyip, gaz bombalarını kuşanıp, TOMA’lara binip müdahale etmek değildir ki. Polis tansiyonu elinde tutacak, tansiyonu düşürecek taraftır. 
* “Canını acıtan bir şeye tepki vermek doğal bir reflekstir. Bunu hoş görmüyorsak insanlıktan çıkmışız demektir”
İnsanların bir tepkisi vardır. Bunu yok sayamazsınız. İnsanlar 81 İl’de eylem yaptıysa bir şey var demektir. Niye bunu kimse düşünmüyor. Sadece eylemin bastırılması düşünülüyor. Hatay Reyhanlı’da son 1 yıldır eylem yapılıyor. Sürekli eylem yapılıyor. Niye Reyhanlı’ya bir şey yapılmıyor? Oradaki halkın hassasiyetleri göz önünde bulundurularak bir şey yapılmadı da illa bir patlamamı olması gerekli? O mikro ölçek, makro ölçeğe gelelim. İlla patlamamı olmalı? İnsanların ölmesi mi gerekiyor? Mikro ölçekte hepimiz siyasi erkiz. Makro ölçekte Genel Başkanım siyasi bir erktir. Çeşitli partilerde olabiliriz. Ama öncelikle insanız. İnsanlık dürtüsü, insanın doğal refleksidir. Canını acıtan bir şeye tepki vermek de doğal bir reflekstir.  Bu doğal refleksi hoş görmüyorsak o zaman insanlıktan çıkmışız demektir. 
* “Özgürlükleri kontrol altına almanın en iyi yöntemi, özgürlükleri sonuna kadar kullandırmaktır”
Kırklareli’de, Babaeski’de polis sakin. Polisle birlikte halkta ölçüsünü bilir. Özgürlükleri kontrol altına almanın en iyi yöntemi, özgürlükleri sonuna kadar yaşatmaktır. Siz insana bir şeyi yapma derseniz o insan onu yapar. Bir rahat bırakın ya, rahat bırakın. Kırklareli’de polis göstericileri AKP binası tarafına bırakmadı. Bu da yanlış. O gençler gidip AKP binasına siyah çelenk bırakabilir. Bu Demokratik bir tepkidir. Siz bunu engellerseniz, bir tanesi uzaktan bir taş fırlatır ve o camı kırar. Durun diyene kadar, 200 tane taş yer o bina. Bir takım şeyleri Demokratik ölçüde yapmak gerekir. AKP bir partidir. Bir şeyleri yanlış yapıyorsa bunun karşılığında Demokratik tepkilerle de karşılaşacaktır. 
* “Sadece CHP değil, halk AKP ile Rejim Tartışması yaşıyor”
Hatırlayın 10 yıl ANAP İktidarı yaşadık. Ben küçüktüm. Hayel-meyal hatırlıyorum. Hatırlamadığım ama okuduklarımdan öğrendiğim DP İktidarı vardı. Onlarda 10 yıl bu ülkeyi yönetti. Bakın bu ciddi bir tespit. Ne DP, ne ANAP İktidarı’nda CHP onlarla rejim tartışması yaşamadı.  Köylüye şunu vermedin, işçiye şunu vermedin, memura şunu vermedin. Sağlık politikan yanlış. Bunlar tartışıldı. Ama şuan sadece CHP değil, Halk AKP ile rejim tartışması yaşıyor. Yani sorun rejim sorunu. Bülent Arınç, Bizim rejimle sorunumuz yok diyor.  Rejimle sorununuz yok sa, o zaman insanların aile planlamasına neden müdahale ediyorsunuz? Nasıl giyineceklerine neden müdahale ediyorsunuz? Hangi saatte ne içeceklerine niye müdahale ediyorsunuz? Rejim sorununuz yok sa, benim istediğim gibi yaşa, ne yaparsan yap demek diktatörlüğün bir önceki adımıdır. Daha sonra da, ne yaparsan yap kısmını çıkar ve benim dediğim gibi yaşayacaksın kalsın.  ABD’de Sayın Başbakanı’nın eşine bir kitap hediye ettiler. O kitap niye hediye edildi? Orada verilen bir mesaj vardı. Diktatör ve diktatörlükle ilgili bir kitaptı o kitap.  Orada bir mesaj vardı. O ince mesajı kendilerine o kitabı hediye ederek verdiler.  İster sevelim, ister sevmeyelim %48 bir oyları var. Pekiyi bu %48 ne diyor?  Başbakan onları evde zor tutuyorum dedi. Acaba evde tutmasa kaç tanesi dışarı çıkacak? Ben söyleyeyim, taş çatlasın %10. Çünkü bunların mücahit dedikleri kısmı o kadar. Yani ideolojik olarak onlara bağlı kesim taş çatlasın %10 civarı.  Başbakan “Ortalığı germeyin, herkes sakin olsun, bu işler böyle olmaz” diyor. İşte, “Sen oraya 20 bin toplarsan, ben 200 bin toplarım” diyerek zaten ortalığı sen geriyorsun. Sonrada germeyin diyorsun. Böyle bir yaklaşım tarzı yok. Başbakan’ın anlamadığı nokta bence burası.
* “Babaeski’deki eylemlerde AKP’ye oy verenler vardı. Bunları isim, isim söyleyebilirim” 
Biz Babaeski’deki eylemlere katılımcı olduk. Beni en çok mutlu eden Atatürk Cumhuriyeti doğru kişilere emanet etmiş. Türkiye’nin her tarafında gençler, parti ayırmaksızın, dernek ya da kuruluş ayırmaksızın bir araya gelmiştir.  Atatürk’ün emanetini korumaya almıştır. Ben olaylara böyle bakıyorum. Evet, polisimiz Babaeski’de de hassas davranıyor.  Bizim hassasiyetlerimizi anlamaya çalışıyorlar. Ben eminim Kaymakam beyde hassasiyetlerimiz anlıyor. Bizim Babaeski’de amacımız Bağcıyı dövmek değil, üzüm yemektir. Eylemlerde her hangi bir parti bayrağı yoktu, dernek bayrağı yoktu. Ben size net bir şekilde söyleyeyim, eylemlerde AKP’ye oy verenlerde var. Bunları isim isim söyleyebilirim. 
Şunu iyi analiz edip, iyi düşünmek lâzım. Kırklareli’de ya da Babaeski’de yapılabilecek olası sert müdahaleler, gözaltılar bence ciddi tepkiler doğurur.  Gösteriler katılanlar 18-19 yaşında çocuklar. Slogan atıyorlar; “Faşizme karşı omuz, omuza” Bir tanesine; “Faşizm nedir?” diye sordum. Çocuk; “Bilmiyorum” dedi. Evet, attığı sloganın ne olduğunu bile bilmiyor ama hepsinin kafasında aynı algı var. Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyet.  Babaeski’de benimde katıldığım yürüyüşte katılanların sayısının 3 bin kişi civarında olduğu söylendi. İnanın yürüyenlerin %70’i 25 yaş altıydı. Bu %70’in içinde MHP’liler, CHP’liler, AKP’liler ve hiçbir partiye üye olmayanlar vardı.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here