Ahilik haftası kutlamaları başladı

12
Her yıl yapılan Ahilik Haftası’nın kutlama programı Ahilik Haftası kutlamaları bu yıl Kırklareli Valiliği, Bilim Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü tarafından 23 Eylül 2013 Pazartesi günü….
HABER MERKEZİ
Her yıl yapılan Ahilik Haftası’nın kutlama programı Ahilik Haftası kutlamaları bu yıl Kırklareli Valiliği, Bilim Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü tarafından 23 Eylül 2013 Pazartesi günü saat 09.00’da Vilayet Meydanı’nda Atatürk Anıtına çelenk sunma töreni ile başladı. Çelenkler Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanlığı, Esnaf ve Sanatkârlar Kredi Kefalet Kooperatifi Başkanlığı ile Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı tarafından sunuldu. Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından çelenk sunma töreni sona erdi.  Saat 09.30’da Esnaf ve Sanatkârlar kuruluş temsilcileri Valilik Makamı’nı ziyaret etti. 
Ziyaretlerin devamında ise 10.30’da Esnaf ve Sanatkârlar kuruluş temsilcilerinin Belediye Başkanlığına ziyarette bulundu. Ziyaret esnasında Kırklareli Belediye Başkanı Av. Cavit Çağlayan Ahilik haftası ile ilgili olarak şunları kaydetti: “Ahilik; 13. yüzyılda Anadolu`da yaşayan Türklerin, esnaf ve sanatkârlarının birliğini, çalışma esas ve usullerini teşkil eden, sosyo-ekonomik bir Türk kurumudur. Ahilik teşkilatını günümüzde esnaf odaları temsil etmeye çalışmaktadır ve sanatın, mesleğin, ticaretin güzel ahlak ile birleşimidir.  Ahilik kültürü ve felsefesi ise, toplumsal yaşamın ortak değeri olan insanı konu olarak ele almaktadır. Ahilik kültürü toplumsal kimliğimiz açısından geçmişten günümüze hem esnaf ve sanatkâr hem de tüketici için oldukça önemli olmaktadır. Din, dil, ırk, cinsiyet ayrımını kabul etmez ve bütün insanlara eşit davranmayı uygun görür. Unutulmasın ki esnaf ve sanatkârlarımız Türk ekonomisinin bel kemiğidir. İnsanlar arasındaki ticari ve toplumsal ilişkilerde; güvenirlik, dürüstlük, iş ve meslek ahlakına saygı, güler yüzlü olma ilkeleri benimsenmiş olup, oldukça önemli yer tutmaktadır. Bütün esnafların, tüccarların "Ahilik Haftası"nı kutlar, çalışma hayatlarında başarılar diler, sevgi ve saygılarımı sunarım”
Ziyaret programı Saat 11.30’da Esnaf ve Sanatkârlar kuruluş temsilcilerinin Kırklareli Üniversitesi Rektörlüğünü ziyareti ile son buldu.
Devam eden program kapsamında saat 14.00’da Kırklareli Halk Eğitim Merkezi ASO Müdürlüğü Salonu’nda etkinliklere devam edildi. Bu etkinlikler kapsamında çeşitli Meslek Grupları’na ait Yöresel El Sanatları ile ilgili Sergi Açılışı yapıldı. Sergi Açılışı’na Kırklareli Valisi Mustafa Yaman, Kırklareli Üniversitesi Rektörü Mustafa Aykaç, Kırklareli Vali Yardımcısı Günay Öztürk, Esnaf ve Sanatkârlar Odası Birliği Başkanı Ali Fuat Şeker ve STK’lardan temsilciler katılım gösterdi.  Sergi 23-28 Eylül tarihleri arasında Kırklareli Halk Eğitim Merkezi ve ASO Müdürlüğü Salonu’nda açık kalacak. Kırklareli Fahri Kasapoğlu Halk Oyunları Ekibi Yöresel Halk Oyunları Gösterisi yaptı.
Saat 14.30’da Kırklareli Halk Eğitim Merkezi ASO Müdürlüğü Salonu’nda Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan programda, Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birlik Başkanı Fuat Şeker ardından Teknik Endüstri Meslek Lisesi Tarih Öğretmeni Şevket Sezer “Halkı Hakk’a Bağlayan Yol: Ahilik” konulu bir sunum gerçekleştirdi. “Ahilik’te Şed Kuşanması” ile ilgili sinevizyon gösterisi sunuldu.
USTALIĞIN İSPATI VE BELGESİ: ŞED KUŞANMA
Fütüvvet namelerin hemen hepsinde mevcut olan bir özellik de Ahiliğin hiyerarşik yapısı ve törensel boyutuyla ilgilidir. Bu törenler arasında “Şed bağlama” en çok üzerinde durulan ve ayrıntısıyla işlenen bir konu olarak dikkat çeker. Sancaktar, çavuş, nakip, halife tayinleri; sofra çekme âdâb ve usulleri, şerbet sunulması, cârub çekme (süpürme), helva pişirilmesi ve taksimi gibi törenler de fütüvvet namelerde yer alan konular arasındadır. Ancak Ahilikte en çok önemsenen tören şed kuşanma törenidir. Çünkü ancak ustasının rızasını alarak şed kuşanan bir esnaf veya sanatkâr usta olarak iş yeri açma hakkına sahip olacak; başka bir deyişle tam bir “Ahi” olacaktır.
Şed, (aslı şedd) “kuvvetlendirmek”, “sağlamlaştırmak” “sıkı sıkı bağlama” anlamlarına gelen Arapça bir kelimedir. Bu anlamından kinayeyle Ahiler arasında merasim esnasında bele dolanan kuşağa ad olarak verilmiştir. Şed, iki-üç santim eninde pamuktan dokunmuş uzunca bir bez parçasıdır. Fütüvvet namelerde şed karşılığı olarak “kuşak, dürrea, hırla, önlük” tabirleri de geçer.
Fütüvvet ehli arasındaki inanışa göre şed, bizzat Cebrail vasıtasıyla Hz. Adem, Hz. Nuh, Hz. İbrahim ve Hz. Muhammed’e getirilip kuşatıldığı için de kutsal bir sembol konumundadır. Yine fütüvvet namelere göre Hz. Muhammed Hz. Ali’nin belini bağlamış, sonra sırasıyla “17-kemer-beste”nin beli bağlanmıştır.
Şed bağlamak, “vefa” ve “teslimiyet” sembolüdür. Elest meclisinde Allah’a verilen söze sadakat göstermek, girdi­ği yola kemâl mertebede kendini vermek, sonuçta Allah rızasını kazanmak demektir.
Bir kalfa (nîm-tarîk), fütüvvetin aradığı bütün vasıfları nefsinde taşıyorsa ve üstadının işlediği sanatı kemâliyle öğrendiyse icazet talebinde bulunur. Ahilikte icazet almak, şed kuşanmak yoluyla olur. Bir kalfa, ancak ustası kendisinden razı ise şed kuşanma talebinde bulunabilir. Üstat rızası almak bu işin ilk şartıdır. “Şedsiz kazanç haramdır.” (Serkan Koçtürk)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here