1 MAYIS

9
Ortak Akıl
 
Özkan Başaran
 
Halkımızın çoğuna göre 1 Mayıs Bahar’ın kendini hissettirdiği ayın ilk günüdür. Gerçek Solculara göre ise, 1 Mayıs, “İşçi Bayramı’dır”.
Adalet ve Kalkınma Partisine göre ise, 1 Mayıs; “Emek ve Dayanışma günü” olarak  benimsemiş ve 2008’in Nisan Ayında 1 Mayıs’ın Emek ve Dayanışma Günü” olarak kutlanmasını teklif eden hükümet, 22 Nisan 2009’da TBMM’de kabul ettiği bir yasa ile  1 Mayıs’ı tatil günü olarak kabul etmiştir.
Bazı miyadı dolan sözde Solcu Marjinal parti ve derneklere  göre senede bir kez kendilerini “Kitlesellemiş”  gibi  göstermek için kullandıkları zemindir,  1 Mayıs kutlama Alanları.
Bazılarına göre de ortalığı birbirine katarak ve kırıp dökerek çıngar çıkarma fırsatıdır, 1Mayıs gösteri yerleri.
Emekle ilgisi olmayan, işçi sınıfıyla dayanışma içinde  olmayan ve Sol’un ve Sosyalizmin ne olduğunu bilmeyenlerin, Solcuymuş gibi, Emekten yanaymış gibi, 1Mayıs alanlarına gelmeleri, Kraldan fazla Kralcılık yapmaya benziyor.
Yüzbinlerce kişinin toplandığı kitleyi kullanmak için Kendilerini Solcu diye yutturmaya çalışanların öfkelerini ve nefretlerini kusmalarına sahne olan 1 Mayıs kutlama alanları, Emekten yana olan gerçek solcuların eylemlerini de gölgelemektedir.
Büyük kalabalıklar Gerçek Solculardan oluşurken, bir avuç sahte solcunun bağırıp çağırmasıyla, yıkıp dökmesiyle ve saldırgan tutumlarıyla halkımızın gözünde tüm Solcu katılımcılar, yıkıcı ve dökücü gibi görülmektedir.
Sol’a, Sosyalizme ve Sosyal Demokrasiye en büyük haksızlık da, Sahte Solcuların Emek adına yapılan tüm eylemleri saldırganca kullanarak, vahşileşmeleridir. Böyle olunca da  Eylemlerin ve Kutlamaların amacı, tam anlamıyla gerçekleşemektedir.
Bugün 1Mayıs kutlamalarında çeşitli partiler ve dernekler, Ülke Genelinde kutlama alanlarındada olacaklar. Ama bazıları da bu kalabalıkları kendi kitlesiymiş gibi gösterme telaşıyla saldırganlaşacaklar.
Tertip komitelerinin en büyük eksikliği, 1 Mayıs günü  art niyetli sahte Solcuları aralarına almalarıdır.
Senelerdir yaşanan bu vurdu-kırdılar, akşam televizyon haber bültenlerinde 76 Milyon insanımız tarafından seyrediliyor.
Halkımız her 1 Mayıs geldiğinde, olaylar olup, olmayacağı endişesini yaşıyor. 1 Mayıs dendiğinde akla, Savaş mı gelmeli?
1 Mayıs İşçi Bayramı endişelerle mi beklenmeli?
Yoksa, Emeğin en kutsal değer olduğunun anlatıldığı ve şölen havasında kutlanan bir Bayram olarak mı beklenmeli?
Şölen havasında kutlanan eylemlere, halkımız da katılır. Savaş alanına dönen eylemlere halk katılımı olmaz. Çünkü, Kavgadan kaçılır.
Nefret dilinin pankartlara döküldüğü, söylemlerin isyana dönüştüğü eylemlerin  halk nazarında getirisi olmaz, götürüsü olur.
Sevgi dili’nin hakim olduğu gösterilerin ise hem getirisi çok olur hem de katılımı çığ gibi olur. Çünkü; Sevgiye koşulur.
Bugün 1 Mayıs alanlarında taşınan pankartlardan öfkenin fışkırdığını görür gibiyim. Sloganlarda kinin ve nefretin haykırışını duyar gibiyim.
Amaç, Emeğin değerini arttırmaksa ve Ezilen yığınların  Sömürülen Haklarının söke söke alınmasını sağlamaksa, 1 Mayıs Alanları Solcuların bu dileklerini haykırmaları için bulunmaz fırsattır.
1 Mayıslar ezilen yığınların haklarının arandığı meydanlar olması için, fikir üreten kanaat önderleri, sesini değil sözünü yükseltmeli. 
Şimdiye kada  alınamamış bir Hak için tek ses olunabilseydi, bu kadar yılda sayısız sosyal hak söke söke beyinlere kazınmış olacaktı.
Örneğin Bu Yıl, 1 Mayıs kutlamalarında “BARIŞ” öne çıkmalıydı. Bu Yıl 1 Mayısta Emekçiler, Ezilenler tek Ses olarak BARIŞ diye haykırmalı, pankartlarda “BARIŞ” vurgulayan sloganlar taşınmalıydı. Örneğin Geçtiğimiz Yıl “ÖZGÜRLÜK” diye haykırmalı. Ondan önceki yıl da, “DEMOKRASİ” diye avazının çıktığı kadar bağırıp çağırılmalıydı. 
Özgürlükler olmadan Demokrasi olmaz. Demokrasi olmadan da Barış olamaz. Barış olmadan da Ezilenler ve Emekçiler haklarını alamazlar.
1 Mayıs İşçi Bayramımız kutlu olsun. Tüm gerçek Solcular, Sosyalistler ve Sosyal Demokratlar Meydanlara  dolsun. Ve;  “SÖZ, KARAR YETKİ İKTİDAR HALKA” diye haykırsın…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here